...
Biri sustu diğeri bozuldu
Biri bozdu diğeri bozuldu
Bozuşan mı vardı da susuldu?
Yoktu, susan zaten sırf işteş olmamak için sustu
Biri sustu diğeri düşündü.
Çok düşündü çok söyledi,
Hatta derim ki, biraz fazla söyledi.
Zaten düşününce;
Ona neydi ki konuştu?
Ona mı susulmuştu da konuştu, bas bas bağırdı ortada, herkesi kendi gibi istedi? Yahu bu adam durup dururken niye karıştı elin ‘sus’una?
Çok sürmedi o da sustu.
Susmak ne zamandan beri “hiçbir şey yapmamak” oldu?
Dün olmadı
Sonra oturdu,
Kıyasladı konuşan her şeyi,konuştuğu her kişiyi.. kabahati buldu.
Kabahati buldu ve bu yöne doğru bitmeyen cümleler savururken,
İşin sadece üzünç kısmını kendi avucuna koydu.
Koydu ya neye yaradı?
(Aaaa.. ama öyle deme şimdi! İrkildi, kendine geldi
Oturup düşündü, yiğidin hakkını yiğide verdi
Her şeyin yerini tekrar eski yerine getirdi
Yok, henüz getirmedi, şu an için sadece biraz gerildi..
Sadece susmamak, tepki vermek istedi
En azından değer verdiği için susmamak gerekliydi )
Yine de; Ona neydi ki? Sustukça ona sıra gelecek miydi? Susmasın mıydı?
Sırasını bekleyemezdi
Böyle sıra istemezdi, istemedi
Sadece,
Bu adam bugün burada biraz “şiirsel adalet” istedi !
Dilekçesini yazdı, çekti gitti.

0 Comments:
Yorum Gönder
<< Home